
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu 8 Müslüman liderin 23 Eylül 2025’te ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmenin ve açıklanan Barış Planı’nın üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen İsrail’in bölgedeki saldırıları sürüyor.
İşgalci İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda şehit sayısı 73 bin 305’e, yaralı sayısı 173 bin 918’e yükseldi. İşgal ordusunun 2 Mart’ta Lübnan’a yönelik başlattığı saldırılarda 4 bin 330 kişi hayatını kaybederken, yerinden edilenlerin sayısı 1 milyonu aştı. İsrail ordusu ayrıca Suriye’nin güneyinde de işgali genişleterek saldırılarına devam ediyor.
“ACIYI YARATAN KENDİSİ, NASIL OLUR DA AYNI ANDA HEM HASIM HEM HAKEM OLABİLİR?”
Bölgedeki insani kriz derinleşirken, Suudi Arabistan’ın El Arabiya televizyonunda Türk akademisyen Muhannad Hafızoğlu ile İsrailli gazeteci Meir Cohen arasında hararetli bir tartışma yaşandı. Programın kadın sunucusu, soykırımcı İsrail’in son dönemdeki eylemleriyle uluslararası alanda zor duruma düştüğünü belirterek, “Acıyı yaratan kendisi, nasıl olur da aynı anda hem hasım hem hakem olabilir?” sorusunu yöneltti.
“BU SİZİN SONUNUZU HIZLANDIRIR”
Türkiye’nin Hamas’ı resmi düzeyde vatanı için istiklal mücadelesi veren bir direniş hareketi olarak gördüğünü anlatan Türk akademisyen Muhannad Hafızoğlu çarpıcı açıklamalarda bulunarak, “Filistinliler toprağın sahibidir ve mevcut İsrail devleti sonradan olmadır. Siyasetten ders almıyorlar, siyaset böyle bir zihniyetle olmaz. Bu sizin sonunuzu hızlandırır, tarihten ders almalısınız.” dedi.

“ULUSLARARASI TOPLUM HER HALÜKARDA İSRAİL’E KARŞI”
Sayısız katliamlara imza atan İsrail’in kendini savunmaya çalıştığını iddia eden İsrailli gazeteci Meir Cohen, yaşanan acıların sorumlusunun Filistinliler olduğunu söyledi. Sunucunun, İsrail’in Gazze’deki insanlık dışı uygulamaları nedeniyle uluslararası toplumun ve gençlerin İsrail’in karşısına geçtiği yönündeki eleştirilerine yanıt veren Cohen, “Doğru, ben bunu inkar etmiyorum. Uluslararası toplum her halükarda İsrail’e karşı. Bu, Avrupa toplumundaki ve ABD’deki bazı kesimlerindeki İsrail’e düşman siyasi durumun bir sonucudur.” diye konuştu.

“TÜRKİYE TARAFSIZ OLMASAYDI BARIŞ KONSEYİ’NİN ÜYESİ OLAMAZDI”
Türkiye’nin arabulucu rolüne dikkat çeken Hafızoğlu, “Eğer Türkiye tarafsız olmasaydı Barış Konseyi’nin üyesi olamazdı ve ABD de Türkiye’nin varlığını ve Barış Konseyi’nin kurulmasını onaylamazdı. Arabulucu rolü oynayan bir devlet, şu ya da bu tarafa baskı yapabileceği ağırlıkta kozlara sahip olduğu anlamına gelir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin uzlaştırma niyetinin memnuniyetle karşılanabileceğini savunan Cohen, “Fakat Türk siyaseti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail hükümetine ve Netanyahu’ya yönelik muameleleri İsrail açısından onaylanabilir değildir.” dedi.
Bunun üzerine araya giren Hafızoğlu ve program sunucusu, savaş suçlusu Netanyahu’nun politikalarını sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın değil, İsrail içindeki muhaliflerin ve ABD’deki akımların da reddettiğini vurguladı.

